CAYFAN.ORG
Sinema Muhabbet Sinema Muhabbet Genel Forumu
Cevapla
 
Seçenekler
Alt 19.03.2009, 17:13 #1
Ilkokul 5. Sinif

Standart Bizim de günümüz gelecek! Pazartesi akşamı Beyoğlu Sineması’nda sessiz sedasız gala


Pazartesi akşamı Beyoğlu Sineması’nda sessiz sedasız bir film galası yapıldı.
Pazartesi akşamı Beyoğlu Sineması’nda sessiz sedasız bir film galası yapıldı. Başta Cannes’da “Altın Kamera” olmak üzere uluslararası birçok festivalde 22 ödül kazanan, siyahî İngiliz yönetmen Steve McQueen’in ilk filmi “Açlık”ın (Hunger) galası gösterişten uzak ve oldukça sadeydi.
Film, Kuzey İrlanda’nın bağımsızlığı için savaşım veren IRA -İrlanda Kurtuluş Ordusu- üyesi militanlarının Maze Cezaevi’nde yaşadıklarını ve direnişin ardından son çare olarak başvurdukları açlık grevini tüm çıplaklığıyla, usta işi bir sinematografiyle ve “sert gerçekçi” bir biçimde anlatıyor. Aslına bakarsanız, bu türden bir hikayenin “yumuşatılarak” anlatılma ihtimali de pek yok gibi...
“Siyasi mahkum statüsü” adına direniş kararı alıp, tek tip elbise uygulamasına karşı “battaniye” protestosu ve “yıkanmama” eylemi yapan Bobby Sands ve arkadaşları son çare olarak açlık grevine başlarlar. Film, eylemin 66. Günü olan 5 Mayıs 1981’de yaşamını kaybeden Sands’ın son günlerini kurgular...
BELFAST BİZİMLE SOLUK ALIYOR
Hapiste açlık grevindeyken Londra Parlamentosu’nda boşalan milletvekilliği için aday gösterilen ve kendi seçim bölgesinde dönemin başbakanı “Demir Leydi” lakaplı Margaret Thatcher’dan fazla oy alarak milletvekili seçilen; tuvalet kağıtlarını biriktirip, içeri gizlice sokulan bir kalemle yazdığı, tuvalet kağıtlarını vücuduna sarararak dışarıya ulaştırmayı başardığı “Hücremde Bir Gün” adlı kitabı ve 1996 Eylül’ünde ülkemizde gösterime giren “O da Bir Ana” filmiyle tanıdığımız Bobby Sands, adını tarihe yazdıran ve asla unutulmayacak bir siyasi figürdür. Grup Yorum’un Dünya Halkları Kardeştir şarkısında “Belfast bizimle soluk alıyor, Bobby Sands’lerin göğüs kafesinde” sözleriyle selamlanan İrlanda bağımsızlık savaşı önderlerinden Sands, yüz bin kişilik cenaze töreniyle Derry Şehir Mezarlığı’nda defnedilir. “Bizim de günümüz gelecek!” sözüyle hafızalarda yer eden Sands, şimdi “Açlık” filmiyle yeniden aramızda...
“SONBAHAR”DAN “AÇLIK”A
Cezaevinde 10 yıl kalıp, katıldığı açlık grevinin ardından hasta olarak köyüne dönen Yusuf’un hikayesini anlatan “Sonbahar” filminin yaratıcıları, Kars’ta düzenlenen 14. Uluslararası Gezici Film Festivali’nde, kendi filmlerinin öncesi olarak görüp kardeş yapım ilan ettikleri “Açlık” filminin Türkiye’de gösterime girmesi için çaba harcayacaklarını söylemişlerdi. Ve Kuzey Film vaadini yerine getirdi; Açlık’ın Türkiye haklarını alıp, Yusuf ile Bobby arasında bir köprü kurarak, Açlık’ın Türkiye seyircisiyle buluşmasını sağladı.
DİRENİŞ VE ÖRGÜTLÜ ÖFKE
Yukarıda anlattıklarımıza bakılıp, yönetmen Steve McQueen’in, Bobby Sands’i anlatırken, açlık grevine giren çaresiz bir adamın acıklı portresini çizdiği düşünülmesin; açlık grevi son çare... Film, Maze Cezaevi’nde IRA ve INLA üyesi militanların, tüm sıkışmışlıklarına ve faşist baskıya rağmen, zeka ve güçle birleştirdikleri direnişlerinin de örneklerini sunuyor. Örneğin, Sands’ın, dış dünya ile bağlantı kurabilmesi için, karısının yardımıyla içeri soktuğu radyo hikayesi gibi... Örneğin duvarların çıldırtan beyazına karşı, duvara kendi dışkılarıyla verdikleri renk gibi... Tüm baskılara inat, dışarıyla haberleşmek için buldukları yöntemler gibi... Yönetmen McQueen’in, anlatacağı şey üzerinde sağlam bir araştırma yaptığı ve konu üzerine derinleştiği gözden kaçmıyor. Aynı başarıyı sinematografisinde de yakaladığını bir kez daha belirtmek gerekiyor. Filmde Bobby Sands’i canlandıran Michael Fassbender’ın ve diğer oyuncuları da kutlamak lazım.
Filmin diğer bir özelliği de, yalnızca baskıya uğrayanların değil, baskı yapanların da psikolojilerine girebilmesi. Filmi izlerken içinizi öfke kaplıyor ama film sizi kahredip bırakmıyor, faşizme karşı örgütlü bir öfkeden başkasının sökmeyeceğini de fısıldıyor kulağınıza...
20 MART’TA VİZYONDA
“Açlık” bugün Diyarbakır’da yapılacak galanın ardından 20 Mart Cuma günü vizyonda olacak ve 5 kopya ile tüm Türkiye’yi dolaşacak. Film, benzer acıları yıllardır yaşayan bu ülkenin insanlarının, “Bizim de günümüz gelecek!” diyenlerin; acılarını görmeyen, göremeyen diğer insanlara göstermesi için bir vesile...

--------------------------------------------------------------------------------
SİNEMACILARIN FİLMLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ...

Serkan Acar-Kuzey Film
Filmi, önce İstanbul, Ankara ve Diyarbakır’da daha sonra bütün Türkiye’de, Samsun’da, Trabzon’da, Sonbahar’ın gittiği bütün illerde gösterime sokacağız ve oralarda yine paneller yapacağız. Çünkü 19 Aralık, bakın sadece Türkiye’de olan bir şey değilmiş. Bu İngiltere’de de oluyor, Türkiye’de de oluyor. Aslında devlet her yerde aynı devlet. Şiddet her yerde aynı şiddet. Bunun “Sonbahar”la birlikte tamamlayıcı olacağını, daha iyi anlaşılacağını düşünüyoruz.

Önder Çakar (Senarist): Etkileyici bir filmdi. Dünya hapishanelerinde, özgürlük savaşçılarının ağır işkence koşullarını çok gerçekçi ve hiçbir şeyi abartmadan anlatmış. Çok etkilendim. Kendimi de iyi hissetmiyorum. Umarım çok seyircisi olur. Çünkü çok başarılı bir yapım. Umarım çok insan seyreder ve ders çıkartır diye düşünüyorum.
Hüseyin Karabey (Yönetmen): Bu filmi getiren arkadaşlara teşekkür ediyorum. Özcan çok doğru ve ahlaklı bir iş yaptı. Bazı anlar olur, insan bir karar verir: Ya insan olmaya devam edecektir ya da insanlıktan çıkacaktır. Ne bir kahramanlık hikayesi, ne bir aşağılanma hikayesi... Bunu çok güzel anlatmış. Çok ahlaklı bir film. Çok dürüst bir yerden bakabilmiş. Bu anlamda da bizim gibi genç yönetmenler için çok öğretici bir film. Ben bizim sinemamızı da çok etkileyeceğini düşünüyorum.
Özcan Alper (Yönetmen): Filmden çıktıktan sonra gerçekten de, bir süre konuşmak mümkün olmuyor. Gerçekten de inanılmaz sarsıcı bir film... Filmi getirmemizdeki esas sebep de buydu. Ülkeler, coğrafyalar farklı olsa da, aslında dünyanın her yerinde özgürlük mücadelesi verenler ve ona karşıt olanların uyguladığı sistem , hukuksuzluk ve şiddet aynı oluyor. Bu film bir açlık grevi sürecini anlattığı için, bizim filmin biraz önceli gibi olduğunu düşündüm. Mesela ben bu ülkede hala toplumsal ve siyasal olarak cezaevleri sürecinin tam olarak anlatılmadığını düşünmüyorum. Bu yüzden de konuşulsun ve tartışılsın istediğim için getirilmesini istedik.

Otomatik Birlestirme: Recep İvedik gibilere gösterişli galalara... alışkınız biz..

Bizim de günümüz gelecek! Pazartesi akşamı Beyoğlu Sineması’nda sessiz sedasız gala Indir


Cevapla

Seçenekler

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp Son Mesaj
Sessiz sedasız zaman unforgiven55 Kendi Siirleriniz 0 14.02.2009 14:34
nefeslerimiz sessiz sedasız buluştu o kör kuyuda 'Eflatun_Kalem' Sevgi Üzerine Yazılar 0 25.01.2009 17:52
Beyoğlu sineması kapanıyor! (Haber) CP Robot Cayburg Forum Arsivi 1 09.09.2008 20:19
Beyoğlu sineması kapanıyor! CP Robot Cayburg Forum Arsivi 0 29.03.2008 01:00

WEZ Format +2. Şuan Saat: 07:08.
Flash Anlatim: Direkt Indir | Rapidshare Indir | Uploaded Indir | Hotfile Indir | WinRAR | Kirik Link | Upshare.NET | Filefactory.com | Anket
Cayfan - Arşiv - Top - Sitemap - Iyiler - Web Stats
Videolari, Video izle Fun, Fan File Hosting Yeni Albüm Albüm Paylasim
Powered by vBulletin® Version 3.8.1 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.